Arama  
   
Kategori içinde


Sağlık Ansiklopedisi .: Kulak Burun Boğaz Hastalıkları .: Guatr Guatır

Guatr Guatır

Tiroid bezinin büyümesi sonucu ortaya çıkan ve boynun ortasında, yutkundukça aşağı yukarı hareket eden şişlikle kendini belli eden bu hastalığa guşa veya cedre de denir. Tıp dilindeki adı strumadır. guatr, özellikle geceleri nefes darlığı yapar. Bazen de rahatsız edici öksürüklere neden olur. İki çeşit guatr vardır. Basit guatr : Bu çeşit guatrda tiroid bezi balon gibi şişer. Nedeni alınan iyotun yetersiz olmasıdır. Dağlık bölgelerde oturanlarda, ergenlik yaşlarında ve hamilelerde çok görülür.

Boyunda hemen gırtlağın altına yerleşmiş bir salgı bezi olan tiroit bezi, besinlerden alınan iyotu toplayarak T3 ve T4 denen tiroit hormonlarını yapıyor. Vücuttaki hücre ve dokuların fonksiyonlarını düzenleyen tiroit hormonlarının az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden oluyor. Tiroit bezinin büyümesi ise guatr hastalığına yol açıyor.


Guatr hastalığının sebeplerini Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Gürsel Soybir anlattı:

“Tiroit bezinin büyümesine guatr denir. Guatr değişik şekillerde bulunabilir. Nodülsüz guatrda her iki tirod bezi simetrik olarak büyümüştür. Nodüler guatrda ise tiroit bezi büyümekle beraber içinde bir veya daha fazla nodülü oluşturmuştur. Nodülsüz guatr, tiroit hormonlarının vücut için yeterli miktarda tiroit hormonu üretmemesi sonucu oluşur. Vücutta yapılan tiroit hormonları düşünce, tiroid bezi hücreleri, beyin tarafından daha fazla hormon yapmak üzere uyarılır.Uyarılan tiroit hücreleri daha fazla hormon yapımını sağlamak için çoğalır ve büyür. Nodüler guatrın oluşumunu ise şöyle özetleyebiliriz, beyinden gelen uyarılar bazen tiroit icindeki bir kisim hücreler tarafından daha fazla algılanır ve bunun sonucu olarak diğer hücrelere nazaran daha fazla çoğalır. Çoğalan bu hücreler nodül dediğimiz tiroit içindeki yumruları oluşturur.”
TİROİT NODÜLÜ KANSER RİSKİ TAŞIR MI?
Tiroit nodüllerinin % 4 ile 20’sinin tiroit kanseri riski taşıdığını belirten Doç. Dr. Gürsel Soybir, özellikle küçük tek bir nodülün giderek büyümesi, sert ve çevresine yapışık olmasının kanser kuşkusunu artırdığını söyledi. Tiroid nodüllerinin değerlendirilme sürecini Doç. Dr. Soybir şöyle anlattı:

“Tiroit nodülleri ultrasonografi ile incelenmeli böylece kanser riski taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir, bir yandan da nükleer tıp ünitesi tarafından sintigrafik inceleme yapılmalıdır. Kanda bakılan hormon değerleri ile nodüllerin fonksiyon görüp görmedikleri saptanmalı. Riski olmayan ufak nodüllerde gereksiz cerrahi uygulama yerine ilaçla tedavi ve takip seçeneği uygulanmalıdır.”

TİROİT BEZİNİN FAZLA ÇALIŞMASI (HİPERTİROİDİ) NEDİR?
Tiroit bezinin kendi başına, devamlı ve vücut gereksinimden fazla olacak şekilde tiroit hormonu üretmesine hipertirodi denir. Hipertiroidinin sık rastalanan bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Soybir hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı:

“Hipertiroidi; ellerde titreme, çarpıntı, sıcağa tahammülsüzlük, sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, aşırı terleme, saç dökülmesi, ishal, gözlerin ileri doğru çıkması gibi göz bulguları, kuvvet azalması, kadınlarda adet düzensizlikleri yapabilir. Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroidi, bu dönemde zaten artan kemik erimesi riskini daha da artırır. Hipertiroit tedavisinde ilk etapta vücutta fazla üretilen hormonun dengelenmesi gerekir. Bunun için tiroit hormonlarının dokulara etkisini gideren ilaçlardan faydalanabilinir. Ama ideal tedavi yöntemi hormon üretimini azaltan ilaçlarla yapılır. Nodülsuz hipertiroidilerde aşırı hormon üretimi dengelendikten sonra kesin tedavi nükleer tıp ünitesinde, atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot ile ya da cerrahi yöntemlerle yapılır. Nodülü olan olgularda ise kesin tedavi cerrahi yöntemdir.

Doç.Dr. Gürsel Soybir, guatr hastalığı riskinin saptanması için test hazırladı.

KENDİNİZİ TEST EDİN
Guatr hastalığı riski taşıyor musunuz?
1. Kalp atımlarınızın çok yüksek veya çok düşük olduğunu saptadınız mı?
(60 altı veya 100 üstü)
2. Boynunuzda sıkışma ve gerilme hissi var mı?
3. Terleme ve saç dökülmesini sıklıkla yaşıyor musunuz?
4. Son zamanlarda aniden aşırı kilo aldınız mı ya da verdiniz mi?
5. Cildinizde dökülme, kuruma veya mat bir görünüm var mı?
6. Ani sinir atakları veya gün içinde uyuklama yaşıyor musunuz?
7. Bacaklarınızda şişlik oluyor mu?
8. Soğuğa veya sıcağa karşı tahammülsüzlüğünüz son zamanlarda arttı mı?
9. Kabızlık, ishal veya karında ağrı atakları yaşıyor musunuz?
10. Unutkanlık yaşıyor musunuz? Ya da kendinizi depresyona meyilli hissediyor musunuz?

Yukarıdaki sorulardan en az 4 tanesine ve üstüne evet diyorsanız guatr hastalığı riski taşıyor olabilirsiniz.

Erkeklerden çok kadınlarda görülen tiroit bezi sorunları, bir çok rahatsızlığa neden olabiliyor. Boyunda hemen gırtlağın altına yerleşmiş bir salgı bezi olan tiroit bezi, besinlerden alınan iyotu toplayarak T3 ve T4 denen tiroit hormonlarını yapıyor. Vücuttaki hücre ve dokuların fonksiyonlarını düzenleyen tiroit hormonlarının az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden oluyor.

Tiroit bezinin büyümesi ise guatr hastalığına yol açıyor. Guatr hastalığının sebeplerini Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Gürsel Soybir anlattı: "Tiroit bezinin büyümesine guatr denir. Guatr değişik şekillerde bulunabilir. Nodülsüz guatrda her iki tirod bezi simetrik olarak büyümüştür. Nodüler guatrda ise tiroit bezi büyümekle beraber içinde bir veya daha fazla nodülü oluşturmuştur. Nodülsüz guatr, tiroit hormonlarının vücut için yeterli miktarda tiroit hormonu üretmemesi sonucu oluşur.

Vücutta yapılan tiroit hormonları düşünce, tiroid bezi hücreleri, beyin tarafından daha fazla hormon yapmak üzere uyarılır.Uyarılan tiroit hücreleri daha fazla hormon yapımını sağlamak için çoğalır ve büyür. Nodüler guatrın oluşumunu ise şöyle özetleyebiliriz, beyinden gelen uyarılar bazen tiroit icindeki bir kisim hücreler tarafından daha fazla algılanır ve bunun sonucu olarak diğer hücrelere nazaran daha fazla çoğalır. Çoğalan bu hücreler nodül dediğimiz tiroit içindeki yumruları oluşturur."

Tiroit nodülü kanser riski taşır mı?

Tiroit nodüllerinin %4 ile 20'sinin tiroit kanseri riski taşıdığını belirten Doç. Dr.Gürsel Soybir, özellikle küçük tek bir nodülün giderek büyümesi, sert ve çevresine yapışık olmasının kanser kuşkusunu artırdığını söyledi. Tiroid nodüllerinin değerlendirilme sürecini Doç. Dr. Soybir şöyle anlattı: "Tiroit nodülleri ultrasonografi ile incelenmeli böylece kanser riski taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir, bir yandan da nükleer tıp ünitesi tarafından sintigrafik inceleme yapılmalıdır. Kanda bakılan hormon değerleri ile nodüllerin fonksiyon görüp görmedikleri saptanmalı. Riski olmayan ufak nodüllerde gereksiz cerrahi uygulama yerine ilaçla tedavi ve takip seçeneği uygulanmalıdır."

Tiroit bezinin fazla çalışması (Hipertiroidi) nedir?

Tiroit bezinin kendi başına, devamlı ve vücut gereksinimden fazla olacak şekilde tiroit hormonu üretmesine hipertirodi denir. Hipertiroidinin sık rastalanan bir durum olduğunu belirten Doç.Dr. Soybir hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı: "Hipertiroidi; ellerde titreme, çarpıntı, sıcağa tahammülsüzlük, sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, aşırı terleme, saç dökülmesi, ishal, gözlerin ileri doğru çıkması gibi göz bulguları, kuvvet azalması, kadınlarda adet düzensizlikleri yapabilir. Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroidi, bu dönemde zaten artan kemik erimesi riskini daha da artırır.

Hipertiroit tedavisinde ilk etapta vücutta fazla üretilen hormonun dengelenmesi gerekir. Bunun için tiroit hormonlarının dokulara etkisini gideren ilaçlardan faydalanabilinir. Ama ideal tedavi yöntemi hormon üretimini azaltan ilaçlarla yapılır. Nodülsuz hipertiroidilerde aşırı hormon üretimi dengelendikten sonra kesin tedavi nükleer tıp ünitesinde, atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot ile ya da cerrahi yöntemlerle yapılır. Nodülü olan olgularda ise kesin tedavi cerrahi yöntemdir."

Doç. Dr. Gürsel Soybir, guatr hastalığı riskinin saptanması için test hazırladı.

Kendinizi test edin: Guatr hastalığı riski taşıyor musunuz?


1. Kalp atımlarınızın çok yüksek veya çok düşük olduğunu saptadınız mı? (60 altı veya 100 üstü)
2. Boynunuzda sıkışma ve gerilme hissi var mı?
3. Terleme ve saç dökülmesini sıklıkla yaşıyor musunuz?
4. Son zamanlarda aniden aşırı kilo aldınız mı ya da verdiniz mi?
5. Cildinizde dökülme, kuruma veya mat bir görünüm var mı?
6. Ani sinir atakları veya gün içinde uyuklama yaşıyor musunuz?
7. Bacaklarınızda şişlik oluyor mu?
8. Soğuğa veya sıcağa karşı tahammülsüzlüğünüz son zamanlarda arttı mı?
9. Kabızlık, ishal veya karında ağrı atakları yaşıyor musunuz?
10. Unutkanlık yaşıyor musunuz? Ya da kendinizi depresyona meyilli hissediyor musunuz?
Tiroidin genel anlamda büyümesine GUATR adı verilmektedir. Büyüyen bir tiroit dışardan görülebilir veya boynun bir veya iki tarafında şişlik şeklinde hissedilebilir. Bazen de hastalar boyunlarının sıkıldığını ifade ederler. Büyüme; düzgün ( difüz guatr ) ya da yumrulaşmalar şeklinde ( nodüler guatr ) olabilir. Her iki halde de ya guatr normal çalışıyor ( ötiroit guatr ) ya fazla çalışıyor ( hipertiroidik guatr veya toksik guatr ) ya da az çalışıyor olabilir ( hipotiroidik guatr ). Çalışma bozukluğu olan guatrların yarattığı yakınmalara daha sonra değinilecektir. çalışma bozukluğu olmayan düzgün büyümelerde genellikle sorun olmaz., ancak hasta kötü kozmetik görünümden ya da nefes darlığından yakınıyor olabilir.

Nodüllü guatrın önemi nedir ?
Tiroitte gelişen nodül veya nodüller gözle görülebilir veya elle hissedilebilir. Bazen de tesadüfen tetkikler sonucunda ortaya çıkar. Özellikle son yıllarda ultrason, tomografi, manyetik rezonans (MR) gibi tetkik araçlarının yaygın kullanıma girmesiyle elle hissedilemeyen nodüller erken devrelerde saptanabilmektedir. Dolayısıyla tiroidin çalışmasında bozukluk yoksa küçük nodüller bulgu vermeyebilir ve hastanın yakınması olmayabilir. Ancak düzgün büyümede olduğu gibi kötü kozmetik görünüme ve nefes darlığına yol açabilirler. ( Resim ) Bazen nodül veya nodüllerin tiroitten bağımsız olarak kendi başlarına fazla çalışmaları ( otonomi kazanma ) sonucu toksik nodüler guatr denen durum ortaya çıkar.

Dişi guatr nedir ? Bu adlandırma doğru mudur ?
Guatr için ameliyat edilmiş hastaların bir kısmında çok çeşitli nedenlere bağlı olarak guatrın yeniden oluşma şansı vardır. Guatrı yeniden oluşan hastaların guatrına dişi guatr adı verilmiştir. Bu adlandırmanın nereden kaynaklandığını söylemek güçtür. Muhtemelen halk arasında ortaya çıkan bir adlandırmadır. Ancak ameliyattan bir müddet sonra guatrı tekrarlayan bazı hastalar, hekimleri tarafından ”senin guatrın dişi imiş onun için büyümüş” dediğini belirtmektedirler. Her ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın bu deyimin bilimsel açıdan doğru olmadığı bir gerçektir.

İç guatr nedir ? Bu adlandırma da doğrumudur ?
Bu adlandırma ya fazla çalışan guatrlar için ya da dışardan çok belirgin olmayan guatrlar için ortaya atılmış bir deyim olarak kabul edilebilir. Bazen cerrahın ne kadar zor bir ameliyat yaptığını hastaya anlatması için kullandığı bir terim haline gelmiştir. Ancak tıbbi açıdan bakıldığında bu terimin de doğru olmadığı söylenebilir.

Nodüller kötü huylu olabilir mi ?
Nodüllerin üzerinde fazlaca durulmasının asıl nedeni budur. Ancak nodüllerin büyük kısmı iyi huyludur.

Nodüllerin kötü huylu olabileceğini gösteren bulgular nelerdir?
Bunun muayene ile anlaşılması hemen hemen imkansızdır. Ancak bazı göstergeler kötü huylu olabileceğini ima edebilir. Eğer nodül çok sertse, yutkunmakla hareket etmiyorsa nodül ortaya çıktıktan sonra ses kısıklığı ve yutkunma güçlüğü başlamışsa şüphelenilmelidir. Bu bireylerde daha sonra değinilecek olan tetkiklerle doğru tanı konabilir. Ayrıca herhangi bir hastalık için boyuna şua ( radyoterapi ) alan hastalarla, nükleer kaza olan bölgede yaşayan bireylerde nodülün kanser olma şansı artmaktadır. Çernobil nükleer kazasından sonra o bölgede yaşayan çocuklarda tiroit nodülü ve kanserinde artma saptanmıştır.
Guatrın çeşitleri
Bunlar diffüz hiperplazi ve nodüler guatr olarak tanımlanıyor.
1- Diffüz hiperplazi; bu durumda sadece büyüme vardır ve tiroidbezi içinde başka oluşum ve patoloji yoktur.genellikle denizden uzak yerlerde (iyot eksikIiğine bağlı) görülür.
2- Nodüler guatr; bu durumda ise tiroid bezinin içinde mercimek veya nohut büyüklüğünde, bazen daha da büyük kitleler mevcuttur.

Belirtileri
Tiroid bezindeki büyüme salgının azalmasına veya çoğalmasına neden olmuyorsa, yani hastada hipertiroidi veya hipotiroidi durumu yoksa, pek fazla bir belirti vermiyorsa. Boyun ön bölümünde şişkinlik fark edilir. Bu şişkinlik yutkunmakla hareket eder .Büyük guatrlarda baskıya bağlı nefes almakta zorluk ve ses kıslklığı olabilir. Bazen tiroid dokusu fazla büyür ve göğüs kafesinin içine girebilir.
Teşhis ve Tedavi
Doktor, elle muayenede tiroid bezinde büyüme olup olmadığını ve hatta çoğu zaman nodülleri fark edebilir.Bu durumda hastadan tiroid ultrasonografisi, tiroid hormonları (kan tetkiki) ve gerekirse tiroid sintigrafisi istenir. Bazen iğne biyopsisi (parça alınması) gerekebilir. Bu muayene ve tetkikler sonucu guatrın tedavisi için nasıl bir yöntem izleneceği belirleniyor. ilaç tedavisinin yanında hekimin uygun gördüğü durumlarda ameliyat gerekebiliyor.
Diffüz hiperplazide (basit guatrda) eğer tiroid bezi çok büyümüş ve nefes almayı zorlaştırıyorsa veya estetik olarak hastayı rahatsız ediyorsa ameliyat öneriliyor.
Nodüler guatrda ise
1- Kanser şüphesi.
2- Bası belirtileri.
3- Hipertiroidi,
4- Göğüs kafesinin içine büyüme.
5- Kozmetik bir gerekçe (boyunda şekil bozukluğu varsa ameliyat edilir.)

Ultrasonografi ve tiroid sintigrafisi teşhiste çok önemli rol oynuyor. Bu tetkikler sırasında eğer tiroidde tek nodül buIunduğu saptanırsa ve bu sintigrafik olarak soğuk nodül ise kanser olma riski bulunuyor.
Eldeki veriler, erkeklerde kadınIara göre ve gençlerde yaşlılara göre tek olan nodüllerin kanser olma riskinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Çocukluk çağında boyunlarında radyoterapi yapılmış kişilerde tiroid kanseri riskinin çok yüksek olduğu biliniyor.

Boyunda hemen gırtlağın altına yerleşmiş bir salgı bezi olan tiroit bezi, besinlerden alınan iyotu toplayarak T3 ve T4 denen tiroit hormonlarını yapıyor. Vücuttaki hücre ve dokuların fonksiyonlarını düzenleyen tiroit hormonlarının az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden oluyor. Tiroit bezinin büyümesi ise guatr hastalığına yol açıyor.

Guatr hastalığının sebeplerini Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Gürsel Soybir anlattı:

“Tiroit bezinin büyümesine guatr denir. Guatr değişik şekillerde bulunabilir. Nodülsüz guatrda her iki tirod bezi simetrik olarak büyümüştür. Nodüler guatrda ise tiroit bezi büyümekle beraber içinde bir veya daha fazla nodülü oluşturmuştur. Nodülsüz guatr, tiroit hormonlarının vücut için yeterli miktarda tiroit hormonu üretmemesi sonucu oluşur. Vücutta yapılan tiroit hormonları düşünce, tiroid bezi hücreleri, beyin tarafından daha fazla hormon yapmak üzere uyarılır.Uyarılan tiroit hücreleri daha fazla hormon yapımını sağlamak için çoğalır ve büyür. Nodüler guatrın oluşumunu ise şöyle özetleyebiliriz, beyinden gelen uyarılar bazen tiroit icindeki bir kisim hücreler tarafından daha fazla algılanır ve bunun sonucu olarak diğer hücrelere nazaran daha fazla çoğalır. Çoğalan bu hücreler nodül dediğimiz tiroit içindeki yumruları oluşturur.”


TİROİT NODÜLÜ KANSER RİSKİ TAŞIR MI?

Tiroit nodüllerinin % 4 ile 20’sinin tiroit kanseri riski taşıdığını belirten Doç. Dr. Gürsel Soybir, özellikle küçük tek bir nodülün giderek büyümesi, sert ve çevresine yapışık olmasının kanser kuşkusunu artırdığını söyledi. Tiroid nodüllerinin değerlendirilme sürecini Doç. Dr. Soybir şöyle anlattı:


“Tiroit nodülleri ultrasonografi ile incelenmeli böylece kanser riski taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir, bir yandan da nükleer tıp ünitesi tarafından sintigrafik inceleme yapılmalıdır. Kanda bakılan hormon değerleri ile nodüllerin fonksiyon görüp görmedikleri saptanmalı. Riski olmayan ufak nodüllerde gereksiz cerrahi uygulama yerine ilaçla tedavi ve takip seçeneği uygulanmalıdır.”

TİROİT BEZİNİN FAZLA ÇALIŞMASI (HİPERTİROİDİ) NEDİR?


Tiroit bezinin kendi başına, devamlı ve vücut gereksinimden fazla olacak şekilde tiroit hormonu üretmesine hipertirodi denir. Hipertiroidinin sık rastalanan bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Soybir hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı:


“Hipertiroidi; ellerde titreme, çarpıntı, sıcağa tahammülsüzlük, sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, aşırı terleme, saç dökülmesi, ishal, gözlerin ileri doğru çıkması gibi göz bulguları, kuvvet azalması, kadınlarda adet düzensizlikleri yapabilir. Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroidi, bu dönemde zaten artan kemik erimesi riskini daha da artırır. Hipertiroit tedavisinde ilk etapta vücutta fazla üretilen hormonun dengelenmesi gerekir. Bunun için tiroit hormonlarının dokulara etkisini gideren ilaçlardan faydalanabilinir. Ama ideal tedavi yöntemi hormon üretimini azaltan ilaçlarla yapılır. Nodülsuz hipertiroidilerde aşırı hormon üretimi dengelendikten sonra kesin tedavi nükleer tıp ünitesinde, atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot ile ya da cerrahi yöntemlerle yapılır. Nodülü olan olgularda ise kesin tedavi cerrahi yöntemdir.

Doç.Dr. Gürsel Soybir, guatr hastalığı riskinin saptanması için test hazırladı.
Ameliyat ile tedavi
Ameliyattan önce mutlaka tiroid hormon düzeyine bakılması lazım. Eğer hipertiroidi (yani tiroid hormon fazlalığı) varsa, hasta ameliyat edilemez. Çünkü. hasta ameliyat esnasında kriz geçirebilir. Bu nedenle önce ilaç yardımı ile hormonlar normal seviyeye getirilmeli ki. herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmasın. Hormonların normal seviyeye indirilmesi işlemi bazen aylar sürebilir. Ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat süresi yaklaşık 1 saattir. Boyunda, guatrın hemen önünde, yaklaşık 4 cm'lik bir kesi yapılarak tiroid dokusuna ulaşılır. Bilateral subtotal tiroidek tomi dediğimiz teknikle tiroid dokusunun çoğu alınır.

Ameliyat sonrası
İyi yapılan ameliyatlardan sonra tekrarlama ihtimali çok azdır. Kötü yapılan ameliyatlarda içerde fazla tiroid dokusu bırakıldığı için tekrar büyüme veya nodül gelişme ihtimali vardır. Ama bilateral subtotal tiroidektomi usulune uygun yapılırsa, çok az doku bırakıldığı için tekrarlama riski yok denecek kadar azdır .Kanserli vakalarda bilateral total tiroidektomi yani tüm tiroid dokusu çıkartılır. Ameliyatın en büyük riski ses kıslklığı veya tamamen ses kaybıdır. Genelde kanserli vakalarda bu durumla karşılaşılır. Ses tellerine giden sinir hemen tiroid dokusunun arkasında yer almaktadır .Dünyanın en iyi merkezlerinde 100 tiroid kanseri ameliyatında 1ses teli sinir kesilmesi oluyor. Şunu iftiharla söyleyebilirim ki, bugüne kadar birçok guatr ameliyatı yapmış olmamıza rağmen, kliniğimizde şimdiye kadar böyle bir komplikasyona rastlanmadı. Bazen ameliyat sonrası geçici ses kıslklığı oluşur, ama, bu ses kıslklığı birkaç gün ile birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolur. Bu geçici ses kısıklığı ameliyat sonrası dokularda gelişen ödeme (şişkinliğe) bağlıdır.

Bağlantılı Makaleler

article Guatr
Tiroid Bezi Büyümesi GUART Tedavisi mümkün bir hastalık. Tiroid bezinin çalışmasındaki bozulma...

(No rating)  7-28-2006    Views: 1113   
article Guatr ve Radyoaktif İyot Tedavisi
GUATR NEDİR?Tiroid bezinin herhangi bir nedenle büyümesine guatr denir. Kadınlarda erkeklerden...

  7-29-2006    Views: 2142   


PageRank PageRank