Kadın Üreme Organları Hangileridir?
Kadın üreme organları:
- Vulva,
- Hazne (vajina),
- Rahim ağzı (serviks),
- Rahim (uterus),
- Tüpler (tuba) ve
- Yumurtalıklar (over)
Bu organların kanserleri de kadın üreme organları kanserleri (jinekolojik tümörler) olarak adlandırılırlar.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Jinekolojik Tümörleri Kimler Tedavi Ederler?
Jinekolojik tümörlerin tedavisi bir takım işidir. Bu takımda jinekolojik onkoloji ile uğraşan cerrahlar, radyasyon onkologları, medikal onkologlar ve gereğinde ruh sağlığı uzmanları bulunurlar. Cerrahlar hastanın tetkik, tanı işlemleri ve ameliyatını gerçekleştirirken, radyasyon onkologları ışın tedavisini, medikal onkologlar ise kansere karşı kullanılan özel ilaçların tedavide kullanılmasını sağlarlar.
Her hasta klinik bulguları, tetkikleri ile birlikte bu grup içinde değerlendirilir ve en uygun tedavi veya en uygun tedaviler birlikte seçilir. Uygulanacak tedavilerin kanseri tedavi edici özelliği yanında, bazı erken (tedavi sırasında veya hemen sonrasında) ve geç (tedaviden uzun zaman sonra) yan etkiler de bulunmaktadır. Tedaviyi yaptıracak olan hastaların, bu yan etkileri de bilerek ve kabul ederek tedaviye başlamaları gerekir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Rahim Ağzı Kanseri
Rahim ağzı, rahimin hazneye uzanan küçük bölümüdür. Bu bölümden çıkan kanserler erken bulgu verebilirler ve yıllık jinekolojik kontrollerle erkenden tanınabilirler.
Rahim ağzı kanserleri önlenebilir mi?
Rahim ağzı kanseri tüm kanserler içinde önlenebilir olan tek kanserdir.
Korunmak için rahim ağzındaki olası değişiklikleri görmek amacıyla her yıl rahim ağzı sürüntüsünü yaptırmak yeterlidir. En sık görülen şikayetler, ilişki sonrası veya düzensiz olan kanamalar ile ileri evrelerde kötü kokulu kanlı akıntı ve kasık ağrısıdır.
Rahim ağzı kanserleri kimlerde daha çok görülür?
Rahim ağzı kanserine yakalanma riski artmış olan bazı gruplar vardır. Bunlar erken yaşta cinsel ilişkiye girenler, çok eş (seksüel partner) ile beraber olanlar, sigara kullananlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve kondilomları olan kadınlardır.
Rahim ağzı kanserlerinde hangi tedaviler yapılır?
Rahim ağzı kanserinin tedavisinde, evresine göre cerrahi ve ışın tedavisi bazen de eş zamanlı kemoterapi kullanılır. Cerrahinin bu kanserde erken evrelerde yeri vardır.
Rahim ağzı kanserlerinde ameliyatla hangi organlar çıkarılır?
Yapılan ameliyatta rahim rahim ağzıyla beraber çıkarılır. Ayrıca aynı ameliyatta haznenin üst kısmı ve rahimi yerinde tutan bağlar, büyük damarlar etrafındaki kanserin sıçramış olabileceği lenf bezleri de çıkartılır. Genç hastalarda kanserin türüne göre yumurtalıklar alınmayabilir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Rahim Kanseri
Rahim kanseri, rahim içindeki her ay aybaşı kanaması ile dökülen kısımdan
kaynaklanan bir kanserdir.
Rahim kanserleri kimlerde daha çok görülür?
Şişman kadınların, her ay yumurtlamayan kadınların ve çeşitli nedenlerle sadece östrojen kullanan kadınların bu kansere yakalanma riski daha fazladır. Rahim kanseri kendini en sık düzensiz kanama veya menopoz sonrası kanamayla gösterir.
Bu kansere yakalanma en sık 60-70 yaşlar arasındadır.
Rahim kanserlerinin tedavisinde hangi tedavi yöntemleri kullanılır?
Erken evrelerde rahim ve yumurtalıkların alınması ve gerekirse buna ek olarak ışın tedavisi uygundur. İleri evrelerde daha geniş alanlar içeren ameliyatlar, kemoterapi, hormonal tedavi ve ışın tedavisi kullanılır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Yumurtalık Kanseri
Yumurtalık Kanserinin özellikleri nelerdir?
Yumurtalık kanseri, kadın üreme organları kanserleri içinde en zor tedavi edilenidir. Yaklaşık 1000 kadından 12'sinde bu kansere rastlanabilir. Hastalar genelde 40 yaşından daha yaşlıdırlar. Yumurtalık kanserinin bir kötü özelliği başladığında pek bir şikayete neden olmamasıdır. Erken evrelerde şikayetsiz olan hastalarda, ileri evrelerle beraber karın ağrısı, hazımsızlık, karında şişlik (karında su toplanmasına bağlı) kilo kaybı ve kitle hissi gibi belirtiler görülebilir.
Yumurtalık kanserleri kökenlerini yumurtalığın değişik bölgelerinden almış olabilirler. Yumurtalık kanserlerinde erken evrede bile yumurtalıklar ve rahim tümüyle alınır, bağırsak üzerindeki zardan da örnek alınır. Lenf bezlerinde de örnekleme yapılabilir. Ameliyat sırasında karında biriken sudan da örnek alınır. Ameliyattaki kesi yeri yukarıdan aşağıya uzanır. Bunun sebebi cerrahide herşeye hakim olabilmektedir. Cerrahinin bu kanserde bir diğer faydası da evrelemenin yapılmış olmasıdır. Ameliyat sırasında kanserin ne kadar yayılmış olduğu da görülmüş olur.
Yumurtalık kanserleri nedeniyle yapılan ilk cerahi girişimden belli bir zaman sonra bazen hastanın şikayeti olmasa da tekrar bir ameliyatla karın boşluğu gözden geçirilmektedir. Eğer bu esnada kanser görülürse karın duvarına yerleştirilen port denilen aletle kansere etki edecek kemoterapi ilaçlarının bu yolla karın boşluğuna zerkedilerek hastaya verilmesi mümkün olabilmektedir. İşi bitince portu çıkartmak için de küçük ve kısa süreli bir ameliyat bu amaca hizmet eder.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Haznede Kanser (vajina kanseri)
Vajina kanseri nin özellikleri ve tedavi seçimi nasıldır?
Oldukça nadir olarak görülen bu kanser, genelde dışardan görülemeyecek biçimde haznenin üst yarısından başlar. Hastaların şikayeti genelde kanlı akıntıdır. Bu kanserin tedavisinde cerrahinin çok önemli bir rolü yoktur, tedavi daha çok ışın tedavisi ile yapılır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Vulva Kanseri
Vulva kanseri nin özellikleri ve tedavi seçimi nasıldır?
İleri yaşın genellikle 60-79 yaş arasında görülen vulva kanserinin daha evvel geçirilmiş kondilomlar ile ilişkili olduğu söylenmektedir. Haznesinde veya rahim ağzında kanseri olan kadınlarda daha yksek sıklıkla görülür. Sebepleri hakkında çok fazla şey bilinmemektedir.
Vulva kanseri, kanserin geliştiği bölgede kaşıntı, rahatsızlık hissi ile başlar. Çoğunlukla kaşınan bölgede bir yaranın geliştiği izlenir. Lenf bezi yolları ile kolayca ilerleyen bu hastalığın, cerrahi tedavisinde vulvanın cerrahi olarak çıkarılmasına ek olarak kasıktaki lenf bezlerinin tamamı çıkarılır. Kasıktaki lenf bezlerine kanserin yayıldığı gösterilmişse buna ışın tedavisi de eklenir.
İleri evrelerde leğen kemiği içindeki tüm organların büyük bir cerrahi girişim ile temizlenmesi bir çözüm olabilir.
Ameliyatın yan etkileri nelerdir?
- Cerrahi sonrası birkaç gün süreyle karın alt kısmında oluşabilecek ağrı, hekiminizin vereceği ağrı kesiciler ile giderilebilir.
- Barsak hareketlerinde değişiklik oluşabileceği için, gaz çıkarmada problemler oluşabilir.
- İdrar yapma güçlüğü olabilir. Bunun için ilaç tedavisi veya sonda kullanımına hekiminiz karar verir.
- Ameliyat sonrası bir süre hareketler kısıtlanmalıdır. Normal hayata 4-8 hafta sonra geçilir. Ameliyata ek bir tedavi verilmemiş işe cinsel ilişki de 8 hafta sonra başlıyabilir.
- Rahim alındıktan sonra adetler kesilir, cinsel arzu ise devam eder. Fakat ameliyat sonrası korku, hastalığın verdiği huzursuzluk nedeniyle cinsel hayatta istek ve temas problemleri yaşanabilir. Eşlerin bu konudaki desteği önemlidir. Sorunlarınızda jinekolog ve psikiyatri uzmanları size yol gösterip yardımcı olabilirler.
- Yumurtalıklar alındığı zaman hormon üretiminde azalma olacağından özellikle genç kadınlarda hormon eksikliğine bağlı ateş basması kemiklerde erime, haznede kuruluk olabilir. Doktorunuz bu yakınmalarınızı öğrendiği zaman size destek ilaçlar verecek veya tavsiyelerde bulunacaktır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisi (Radyoterapi) Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Işın tedavisinin amacı kontrolsüz bir şekilde çoğalan tümör hücrelerinin çoğalmalarını durdurmak veya ölmelerini sağlamaktır. Bunun için yüksek enerjili ışınlar (radyasyon) kullanılır. Işınların etkisi sadece verildikleri bölgede oluşur. Işınlar özel yapılı makinalardan elde edilir ve hastalıklı bölgeye yönlendirilir. Buna dışarıdan tedavi (eksternal radyoterapi) veya uzaktan tedavi (teleterapi) denilir.
Bazen radyasyon kaynaklarının (tel veya tohum şeklinde hazırlanmış) özel aletler ve uygulamalar ile vücut boşluklarına ve doku içine yerleştirilmesi ile yakından tedavi (brakiterapi) şeklinde ışınlama yapılır. Jinekolojik tümörlerde sıklıkla iki yöntem birlikte kullanılır. Hangisinin önce olacağına hekim karar verir.
Eksternal radyoterapi sırasında hastalar genellikle haftada 5 gün tedavi edilirlerve tedavi 5-6 hafta sürer. Brakiterapi eksternal radyoterapinin başında ,arasında ve sonunda yapılabilir. Brakiterapi için hasta ya hastahanede yatar ve uygulama genellikle bir kez yapılır, ya da 3-5 kez haftada bir veya iki olmak üzere hastaneye gelir ve ayaktan yapılır.
Bazen uygulamalar ve evreleleme için anestezi ile çalışmak gerekebilir. Bu konuda hekiminiz size bilgi verir.
Radyoterapinin en fazla 9 hafta içinde tamamlanması, tedaviye gereksiz aralar verilmemesi tümör kontrolünün sağlanabilmesi açısından önemlidir.
Radyoterapinin doğru olarak yapılabilmesi ve normal dokulara zarar vermesinin önlenmesi için pek çok fizik dozimetrik çalışma yapılır ve özel şartlarda bazı filimler çekilir. Bu çalışmalar tedaviye başlamadan önce simulatör denilen ve tedavi şartlarını sağlıyan aletlerde yapılır. Tedavinizin kalitesi için için hekiminiz veya fizik ekibiniz sizden özel malzemeler ve tedavi pozisyonunda düz grafi ve/veya bilgisayarlı tomografi cekimleri isteyebilirler.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisinin Kadın Üreme Organları Kanserleri Tedavisinde Rolü Nedir?
Rahim ağzı kanserlerinde ışın tedavisi erken evrelerde cerrahiye eşit bir iyileşme sağlıyabilir. İleri evrelerde ise hastanın tedavisi için tek yoldur.
Rahim kanserlerinde cerrahiye ek olarak kullanılır ve hastalığın tekrarlamasının önlenmesi amaçtır. Ancak çeşitli nedenlerle ameliyat edilemiyen hastalarda tek başına da tedavi için kullanılabilir.
- vajina kanserlerinde ilk tedavi seçimi radyoterapidir ve tümör kontrolü sağlanabilir.
- Vulva kanserlerinde ameliyat sonrası hastalığın tekrarlama riskinin olduğu durumlarda destek tedavı olarak kullanılır.
- Yumurtalık kanserlerinde radyoterapinin yeri sınırlıdır. Ameliyat sonrasında mikroskopik veya 0.5 cm den küçük kalıntısı olan hastalarda kullanımı düşünülebilir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisi Sırasında Niçin ve Ne Gibi Yan Etkiler Oluşabilir?
Tedaviyle kanser hücresi değişikliğe uğrarken, çevredeki normal hücreler de etkilenirler. Genellikle normal doku ve organları oluşturan hücreler yüksek tamir kapasitesine sahiptir ve zamanla hasar görmüş hücreler kendilerini tamir ederler.
Işınlama alanında kalan normal doku ve organlarda oluşan değişiklikler çeşitli belirtilerle ortaya çıkarlar ki bunlara ışının yan etkileri adını vermekteyiz.
Yan etkilerin oluşması, tedavi alanının büyüklüğü ve bu bölgedeki organların toleransına,
doza ve zamana bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösterirler.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisinin Yan Etkileri Ne Zaman Ortaya Çıkar?
Zaman faktörü gözönüne alınacak olursa yan etkiler başlıca iki grupta toplanırlar.
1- Erken görülen yan etkiler: Tedavi sırasında başlarlar ve genellikle tedavi bittikten sonra kaybolurlar.
2- Geç görülen yan etkiler: Tedavinin bitişinden 3-6 ay veya daha sonra ortaya çıkan belirtilerdir. Normal organ ve dokulardaki ışın etkilerinin geç sonuçları olarak karşımıza çıkarlar.
Kontrollerinizde hekimleriniz sizlere tedavi sırasında ortaya çıkan erken yan etkiler ve tedavi tamamlandıktan sonra ortaya çıkan geç yan etkileri hafifletmek veya ortadan kaldırmak için gerekli yardımcı ilaç ve uygulamalar hakkında bilgi vereceklerdir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisi Sırasında En Sık Görülen Yan Etkiler Hangileridir?
Genel Belirtiler:
- İştahsizlık-bazen aşırı yeme isteği
- Bulantı
- Kusma
- Yiyecek kokularına tahammülsüzlük
- Kilo kaybı
- Kan tablosunda değişiklik
Organa özel belirtiler:
Bağırsak ile ilgili belirtiler:
- Gaz (meteorizm) ve karın ağrısı
- İshal (sulu ve yumuşak gaita).
- Kanlı, sümüksü gaita
- Kanama:
Vajinal kanama:
- Tedavi sırasında tümörlü dokunun tahrib olmasına bağlı olarak vajinal kanama olabilir. Kanamanız devamlı ve fazla miktarda olursa hekiminize haber vermeniz uygun olur.
- Tedavi bittikten sonra devam eden veya yeniden ortaya çıkan vajinal kanamalar kontrol edilemiyen tümörün veya tekrarlıyan tümörün habercisi olabilir. Hekiminizle görüşmeniz gerekir.
Rektal (Kalın barsağın son kısmı) kanama:
Nadir görülmekle birlikte bazı duyarlı hastalarda kansızlığa yolaçabilen bir geç etkidir.
Hekime haber verilmelidir.
- Barsak tıkanmaları: Çok nadir olarak ameliyat ve radyoterapiye bağlı yapışıklıklar geç donemde barsak tıkanmalarına yol açabilir. Bu durumda kusma, karın ağrısı, gaz ve gaitanın çıkışının durması hali ortaya çıkar. Hekime haber verilmelidir. Gereğinde cerrahi müdahale ile tıkanma bölgesi açılır.
İdrar kesesi ile ilgili belirtiler:
- Ağrılı ve sık idrar yapma: Tedavi sırasında genellikle 3. Haftadan sonra oluşur. Sıklıkla mikrobik değildir ve ışının mesane iç yüzü üzerindeki etkilerine bağlıdır (sıkça görülür). Tedavi bittikten sonra da ortaya çıkabilir. Bu durumda doktorunuzla görüşmenizde yarar vardır. Zira bu grupta mikrobik bir etki olabilir.
- İdrarda kan görülmesi (Altı aydan sonra ve çok nadir )
Deri ile ilgili belirtiler:
- Ciltte kızarıklık (tedavi sırasında)
- Sulanma ve pullanma (tedavi sırasında)
- Ciltte sertlik (geç dönemde)
Yumurtalık kanserinde ışın tedavisi alanı bütün karın bölgesidir. Bu bölgede bulunan kritik organlar böbrekler, karaciğer mide-ince ve kalın bağırsaklardır. Alan geniş olduğu için yan etkilerin erken görülme olasılığı yüksektir.
Rahim ve rahim ağzı kanserinde ise alan daha sınırlı alt karın bölgesidir. Jinekolojik kanserlerin çok görüldüğü rahim, yüksek ışın dozlarına tahammül edebilir. Fakat bu bölgede bulunan idrar kesesi ve kalın barsağın son bölümü kritik organlardır. Işın tedavisini yapan hekim çeşitli grafiler çekerek normal organların korunması için çalışır. Hasta ile yakın diyalog belirtilerin erken tanınması ve tedbirlerin alınması açısından esastır. Beslenmenin düzenlenmesi, günlük ışın dozunun düşürülmesi ya da tedaviye ara verilmesi, normal doku ve organların kendilerini tamir etmelerine imkan verme amacını taşır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Yan Etkilerin Arttığı Durumlar Var mıdır?
Hastanın yüksek tansiyonu, diyabet yada önceden kolit şikayetleri, frengi (sifilis) ve bazı bağ dokusu hastalıkları (skleroderma gibi) varsa, yan etkilerin erkenden görülme olasılığı artar. Güneş ışınlarına çok duyarlı olanların da reaksiyonlarında artma olasılığı vardır. Bu kişilerin tedavi sırasında ve tedavi sonrasındaki kontrollerine dikkat etmeleri önemlidir. Hasta hekimine geçirdiği hastalıkları ve kullandığı ilaçların tümünü anlatmalıdır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisi Sırasında Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Tedavi sırasında beslenmeye dikkat edilmesi bu tip belirtilerin erken çıkmasını da engeller. Lifsiz, protein ve karbonhidrattan zengin bol sıvı içeren beslenme tavsiye edilir.
Yağlı, acı ve ekşili yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisi Sırasında Banyo Yapılabilir mi?
Tedavi sırasında cildin korunması ve temizliği de önemldir. Hastalar ılık duş alabilirler. Cildin incelmesine neden olacak sıcak su ile yıkanmak, hamama gidilmesi ve kese yapılması, üst deriyi tahriş edebilecek sabunlar kullanılması tavsiye edilmez. Tedavi alanlarına hekiminize danışmadan sıcak/soğuk tatbikat yapmamanızda veya içeriği bilinmiyen karışımlar sürmemenizde yarar vardır. Aksi halde tedavi alanlarında iyileşmesi güç olan yaralar oluşabilir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Işın Tedavisi Sırasında ve Sonrasında Cinsel İlişki Olabilir mi?
Işın tedavisi sırasında cinsel ilişki olmamalıdır.
Tedavi bittikten 6 hafta sonra vajinadaki (hazne) erken ışın reaksiyonları iyileşmiş olacağı için cinsel ilişki başlıyabilir. Cinsel ilişkinin erken başlatılması haznenin daralmasını engeller. Cinsel ilişki başlangıçta hafif ağrılı olabilir ve vajinal yapışıklıkların açılmasına bağlı olarak hafif kanama ile birlikte olabilir. Bu endişe edilecek bir durum değildir.
Vajinal kuruluk nedeniyle ilişki zorlaşacak olur ise hekiminiz size nemlendirici jel verecektir.
İlişki imkanı olmayan hanımlara vajinada tedaviye bağlı yapışıklıkları açacak plastik apareylerin ve hafif östrojen içeren kremlerin verilmesi gerekebilir.
Hastaların tedavi bitiminden sonra öngörülen tarihlerde kontrollarına gelmeleri çok önemlidir. Bu kontrollar hem hastalığın yinelenmesinin erken tanısı açısından, hem de yan etkilerin değerlendirilip tedbirlerin alınması açısından gereklidir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapi Nedir?
Kemoterapi tümörün ilaçla tedavi edilmesi demektir.
Jinekolojik tümörlü hastalarda cerrahi ve ışın tedavisi ile birlikte tedavinin önemli bir parçası olarak hastalığın çeşitli aşamalarında kullanılır. Kemoterapi tümörün cinsine ve hastanın özelliklerine göre aşağıda sıralanan nedenlerden dolayı uygulanır.
- Tümörü tamamen yok etmek ve hastayı iyileştirmek için
- Tümörün yayılmasını engellemek için,
- Tümörün büyümesini durdurmak veya yavaşlatmak için,
- Tümörün neden olduğu belirtileri yok etmek için.
Bazı tümörlerin bazı evrelerinde tek tedavi yöntemi kemoterapidir. Bazılarında ise yine hastalığın yaygınlığına göre diğer tedavi yöntemleri olan cerrahi ve radyoterapiyle peşpeşe veya eş zamanlı olarak uygulanır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapi Kimler Tarafından Nasıl Planlanır ve Uygulanır?
Kemoterapi bu konuda uzmanlaşmış medikal veya diğer adıyla tıbbi onkologlarca planlanır.
Bazı kemoterapi ilaçları ağız yoluyla, bazıları damar yoluyla, bazıları ise vücudan çeşitli boşluklarına direk olarak verilebilir. Damar yoluyla verilen kemoterapiyi bu konuda deneyimli hemşireler uygular. Aksi belirtilmedikce damardan ve vücut boşluklarına yapılan kemoterapi ilaçlarının klinik koşullarında uygulanması gerekir. Fakat çoğunlukla hastanede yatmanız gerekmez.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapinin Süresi Ne Kadardır?
Tedavinin süresi ve sıklığı tümörün çeşidine, tümörün yaygınlığına, hastalığın vereceği cevaba ve yan etkilere göre belirlenir. Örneğin rahim ağzı kanserinde kemoterapi, radyoterapinin etkisini arttırmak için radyoterapi süresince kullanılır. Yumurtalık kanserinde ise hastalığın yaygınlığına göre cerrahi öncesi veya sonrası kullanılır. Bazı kemoterapi ilaçları haftada bir, bazıları sürekli, bazıları 3 haftada bir uygulanır. Doktorunuz hastalığınızın özelliğine göre kemoterapi süresi ve sıklığı ile bilgi verecektir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapi İlaçları Nasıl Etki Eder?
Tüm normal ve kanser hücreleri yaşamları süresince büyüme ve bölünerek çoğalma evrelerinden geçerler. Kemoterapi bu süreci kırarak hücrenin ölümüne yol açar. Her kemoterapi ilacının etkili olduğu evre farklıdır. Cerrahi ve radyoterapi lokal tedavilerdir. Kemoterapi ise tüm vücuda yayılarak etki eden bir tedavi şeklidir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Yumurtalık Kanserlerinin Bugün Benimsenen Tedaviside
Kemoterapinin Yeri Nedir?
Genellikle tanı konulduktan sonra, olabildiğince genişletilmiş bir cerrahinin ardından
3 haftalık aralıklarla 6 defa (6 kür) kemoterapi uygulanır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapide Kullanılan İlaçlar Hangileridir?
Bugün için over kanserinin kemoterapisinde kullanılacak standart ilaçlar, platin grubu ilaçlar ve paklitakseldir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapi Sırasında Yapılması Gerekli Olan Tetkikler Var mıdır?
Bu tedavilerin devamı süresince, kanda bir tümör belirteci olan CA 125 düzeyi takip edilir; tedaviden önce genellikle yüksek bulunan değerlerin tedavi süresince normale dönmesi gerekir. Bu normale dönüş hızlı olursa, ilaçlara oldukça duyarlı bir hastalığın varlığı söz konusudur. Ayrıca tedavi sırasında karaciğer ve böbrek çalışmasını kontrol edecek kan testleri de yapılarak, ilaçlara bağlı olarak gelişebilecek sorunlar ortadan kaldırılır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapi İle Alınan Sonuçlar Nasıldır?
Yumurtalık kanserlerinde tedaviyle hastaların %80'inde çok iyi sonuç alınır ve hastalık bulguları silinir. Ancak yine de hastaların yarısında hastalık tekrarlayabilir. Bu tekrarlamaların zamanı ve ortaya çıktıkları bölge, tümörün büyüklüğü hastalığın gidişini belirleyen önemli unsurlardır. Küçük ve sınırlı bir bölgede gelişen tümörler için tekrar cerrahi düşünülebilir. Ayrıca tekrar kemoterapi uygulamak da gerekebilir. Bu durumda tedavi seçimi, hastalıksız geçen süreye göre belirlenir. Tümör ilk 6 ayda tekrarlamışsa başka bir ilaçla tedavi uygulanmalıdır. Bu hastalarda asıl amaç yaşam kalitesini yüksek tutmak ve yaşam süresini uzatmaktır. İlaçsız geçen süre 6 aydan uzun ise ilk uygulanan tedavi tekrarlanabilir.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Rahim ve Rahim Ağzı Kanserlerinde Kemoterapi Uygulanır mı?
Hastalık başka bölgelere (örneğin akciğer veya lenf bezleri) sıçrarsa, kemoterapi gündeme gelir. Burada tümörün tekrar ortaya çıktığı bölge önemlidir. Radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanmamış bölgede ortaya çıkan tümörlerde tedaviyle başarı şansı daha fazladır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Rahim ve Rahim Ağzı Kanserlerinde Hangi İlaçlar Kullanılır?
Platin grubu ilaçlardan faydalanmaktayız. Platinlerin yanına eklenecek ilaçlarla etkinlik artmaktadır.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Jinekolojik Tümörlerde Hormon Tedavisi
Bazı jinekolojik tümörler örneğin rahim kanseri bazı durumlarda hormonla tedavi edilir. Hormonlar doğal olarak vücutta üretilen maddelerdir. Bunların yanetkileri kemoterapiye benzemez. Günlük yaşamınız etkilenmez, özel tedbirler almanız gerekmez. Hormon ilaçlarını alırken, fazla tuzlu yememeye ve egzesiz yapmaya dikkat ediniz.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Kemoterapinin Yan Etkileri Nelerdir?
Yan etkiler kullanılan kemoterapi ilacının çeşidine, verilme şekline, dozuna göre değişiklikler gösterir. Tüm kemoterapi ilaçlarının yan etkileri aynı değildir. Aldığınız ilacın çeşidine göre doktorunuz yan etkilerini ve almanız gereken önlemleri size söyleyecektir.
Saç dökülmesi: Kullandığınız ilacın cinsine göre saçlarınızın bir kısmı veya tamamı dökülebilir. Bu kayıp yavaş yavaş veya birden olabilir. En çok farkedilen yan etki olduğu için sizi çok etkileyebilir. Fakat saçlarınız mutlaka yeniden çıkacaktır. Saçlarınızı kısa kestirin, eşarp, türban veya peruk edinin. Saçlarınızı yumuşak bir fırçayla tarayın, saç boyası, sprey ve perma uygulamayın.
Ağız yarası: Ağız içinde çeşitli yaralar olabilir ve bu nedenle yemeniz engellenebilir. Yumuşak ve sulu gıdalar almaya çalışın. Rahatsızlığınızı gidermek için buz cipsleri emebilirsiniz. Her yemekten sonra dişlerinizi yıumuşak bir diş fırçasıyla fırçalayın. Gerektiğinde doktorunuz ise ağız çalkalama ve ağrı giderici solusyonlar önerecektir.
Kan hücrelerinin azalması: Kemoterapi sırasında sık sık kan sayımlarınızın kontrol edilmesi gerekir. Mikroplarla savaşan beyaz kan hücrelerinizin düşük olduğu dönemde gripli ve bulaşıcı hastalığı olan insanlardan uzak durunuz. Yeterince dinleniniz, besleyici ve kan yapıcı gıdalar almaya çalışınız. Yaralanmanıza neden olabilecek aktivitelerden kaçınınız.
| Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuzu arayınız |
| Kanama |
| Allerjik döküntü |
| Ateş, titreme |
| İlaç verilen damarda ağrı ve şişme |
| Herhangibir yerinizde olağandışı ağrı |
| Nefes darlığı |
| Şiddetli ishal veya kabızlık |
| İdrar veya dışkıda kanama |
| 24 saatten fazla sıvı alamama ve 3 günden fazla yemek yememe |
Kemoterapi Alırken Nelere Dikkat Etmeliyim?
- Dinlenmeye daha fazla vakit ayırınız.
- Yorucu işlerden kaçınınız.
- Özellikle yeşil ve lifli sebzeler yiyiniz, kırmızı et ve karaciğer gibi demirden zengin gıdalar alınız.
- Vücut temizliğine dikkat ediniz. Sık sık yıkanınız.
- Ağız bakımınıza dikkat ediniz.
- Kalabalık ve kirli oratamlardan kaçınınız, bulaşıcı hastalığı olanlarla temas etmeyiniz.
- Temizliğinden emin olmadığınız gıdaları almayınız.
Moralimi Nasıl Yükseltebilirim?
Bazı günler olumsuz duygular içinde olabilirsiniz. Hasta olmaktan, yardımsız kalmaktan, tedavinizin maliyetinden ötürü kendinizi huzursuz hissedebilirsiniz. Yaşamınızdaki ve ailenizdeki değişiklikler sizi depresyona sokabilir ve kendinizi kızgın hissettiğiniz için daha önceki duygusal dengeniz bozulabilir.
Bunlarla başedebilmek için:
- Duygularınızı sizi seven insanlarla ve doktorunuzla paylaşın,
- Hastalığıyla başedebilmiş diğer kanserlilerle ve halen tedavi görmekte olanlarla konuşun.
- Hoşlanabileceğiniz uğraşlar bulun, resim yapın müzik dinleyin,
- Kitap okuyun, duygularınızı ve hissettiklerinizi yazın.
- Kemoterapi süresince eğlenmeyi unutmayın.
HAYATIN ZEVKLERİNDEN YARARLANMAYI SÜRDÜRÜN
Kemoterapi Alırken Neden İyi Beslenmeliyim?
Normal hücrelerinizi onarabilmek ve bağışıklık sisteminizi güclendirmek için ekstra kalori ve proteine ihtiyacınız vardır. İyi beslenme size gereken enerji için yakıt sağlayacaktır. Dengeli beslendiğinizde kemoterapi sırasındaki kilo kaybı ve alımlarını engelleyebilirsiniz. Dengeli beslenme yeterli vitamin, mineral, protein, karnbonhidrat, yağ ve lifli gıdanın alınmasıdır. Çok sıkı bir beslenme diyeti uygulamanız gerekmez. Sevdiğiniz gıdaları tercih ederek sık fakat az miktarda yiyiniz.
Özellikle sebze, meyve, ekmek, pirinç, balık, et, yumurta, fasülye, süt ve sütlü ürünler alınız.