Vücutta bulunan benleri kanser olarak değerlendirmek yanlış olur. Bununla birlikte benlerde büyüme, kanama, renk değişimi ve kaşıntı gibi ani gelişen bir değişiklik olduğunda vakit kaybetmeden bir cilt uzmanına görünmekte yarar var.
Çocuk yaş grubunda nadiren görülen malign melanomun görülme sıklığı 20 li yaşlardan sonra artmaktadır. Dünyada her yıl 25-30 bin civarında görüldüğü öngörülen deri kanserini artıran bir çok önemli risk faktörü bulunmaktadır.
Risk faktörleri nelerdir ..?
Yapılan çalışmalar, malign melanom görülen kişilerde bazı ortak faktörlerin etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle açık tenli, mavi gözlü, sarı ya da kızıl saçlı olmak, güneşle fazla temas etmek veya daha öncesine ait cilt kanseri öyküsü bulunması riski artıran faktörlerdir. Ayrıca vücutta toplam 20 nin üzerinde ben olması da kişinin özellikle dikkatli olmasını gerektirmektedir.
Nerelerde görülür..?
Malign melanom sıklıkla baş ve boyun bölgelerinde görülür. Ancak son zamanlarda kadınlarda kol ve bacaklarda, erkeklerde de özellikle gövde de görülme sıklığında artış gözlenmektedir.
Benlerden ne zaman kuşkulanılmalıdır..?
Her insanın bedeninde ben bulunabilir. Bunların hepsini malign melanom olarak değerlendirmek yanlış olur. Buna rağmen vücutta bulunan benlerde büyüme, kanama, renk değişimi ve kaşıntı gibi ani gelişen bir değişiklik olduğunda vakit kaybetmeden bir cilt uzmanına görünmekte yarar var. Ayrıca daha önce olmayan herhangi bir renkli cilt lezyonunun ortaya çıkması da bu konuda şüphe teşkil etmelidir. Özellikle; asimetrik görünen, sınırları düzensiz olan, kendi içinde farklı renkler gösteren ve 6 mm den büyük çaplı renkli benlerin şüpheli kabul edilip biyopsi ile tayid edilmesi önerilmektedir.
Tedavi...
Tedavinin en önemli bölümünü erken tanı oluşturmaktadır. 1mm den daha ince bir şekilde iken yakalanan malign melanomlarda yeterli cerrahi tedavi ile yaşam şansı %100 e çıkmaktadır. Erken tanı için kişilerin aylık periyotlarla kendi vücutlarını muayene etmeleri, yeni oluşan ya da eski ancak değişim gösteren lezyonlerın erkenden fark edilip, gerekli müdahalenin yapılması gerekir. Bu nedenle bu gibi durumlarda hekime danışmakta geç kalmayınız.
Tedavi, cerrahi tedavidir.Cerrahi tedavi ile lezyon yeterli genişlik ve derinlikte çıkarılmalıdır. Tedavinin geç ya da yetersiz oluşu kötü sonuçlar doğurabilmektedir. Geç kalınmış olgularda cerrahi eksizyon sırasında ilgili bölgesel lenf bezlerinin de çıkarılması gerekmektedir. Gerekli durumlarda lokal ya da sistemik kemoterapi ya da immunoterapi de uygulanmalıdır.
Önemli not..!
Toplumda, varolan "benlerinle oynama ve oynatma, yoksa kanser olursun" gibi yanlış bir inanıştan dolayı bir çok vaka maalesef çok geç dönemde hekime başvurmaktadır. Unutmayınız ki ; erken tanı hayat kurtarıcıdır.
Op.Dr. Özgür Leylek